Skip to content Skip to footer

Dijitalleşme çalışma hayatını nasıl değiştirecek?

Teknoloji büyük bir hızla gelişmeye devam ederken geleneksel olanın karşısında yeni olan tartışılıyor. Bilginin analog formattan dijital formata dönüştürülmesi olarak ifade edebileceğimiz dijitalleşme; üretimi dönüştürdüğü gibi çalışanları ve iş modellerini de dönüştürüyor. Dijital dönüşüm pandeminin de etkisiyle tüm işletmelerin gündemine yerleşirken dijitalleşme çalışma hayatını nasıl değiştirecek sorusunu yanıtlıyoruz.

COVID-19 virüsü nedeniyle alınan önlemler en küçükten en büyüğe sektör fark etmeden tüm işletmeler için n dijital dönüşüm süreçlerini hızlandırıcı etki gösterdi. İşletmeler teknoloji yatırımlarını artırdı, buna uygun personel yetiştirmek veya istihdam etmek için diğer işleri ertelemek durumunda kaldı. Dijital dönüşümün belirsiz süreci hasarsız atlatmanın anahtarı olması çalışma hayatında köklü bir takım değişiklikleri ortaya çıkarıyor.

Esnek çalışma yaygınlaşıyor

Verilerin kolaylıkla anlamlı bilgiye dönüştüğü, bilgilerin dijital format haline getirebildiği, internet erişiminin büyük oranda mobil cihazlardan sağlandığı Endüstri 4.0 (Dördüncü Sanayi Devrimi) çağında çalışanlar nasıl, nerede ve ne zaman çalışacaklarını seçebiliyor. Özellikle son 10 yılda yaşanan hızlı değişim serbest çalışma, mobil çalışma, evden çalışma gibi yeni ve esnek çalışma biçimlerinin yaygınlaşmasını sağladı. 

Çalışanlarına değer veren şirketler esnek çalışmaya ve mobiliteye adapte olurken zorluk yaşamıyor. Esnek çalışma sistemiyle yönetilmek isteyen Y kuşağı ve bir işyerinde en çok bekledikleri faydanın esneklik olduğunu belirten Z kuşağı esnek çalışma sistemini ve mobiliteyi nitelikli işgücü için cazip hale getiriyor. Öyle ki International Workplace Group tarafından yapılan bir araştırmaya göre uzaktan çalışmak verimliliği yüzde 85 artırıyor.

Dijital yetkinlikler önem kazanıyor

Teknolojik ve toplumsal değişikliklerle birlikte yeni çalışma biçimleri ortaya çıktığı gibi değişen çalışma ortamında farklı yetkinliklere de ihtiyaç duyuluyor. Hem hak hem gereklilik olarak görülen dijital yetkinlik beceri ve yeteneklerden daha etkili şekilde yararlanmaya olanak tanıyor. 

Avrupa 2020 Stratejisinde kabul gören ve temel bir beceri olarak ele alınan dijital yetkinlik değişim dalgasında bir yıkımla karşı karşıya kalmamak için yeni nesil insan kaynakları yönetiminde işe alım kriterlerinin başında geliyor. Dijital olarak yetkin olmak yani dijital yetkinlik; okuryazarlık, medyayı anlama, bilgi arama ve bilgiyi sorgulama, eleştirel olma ve mobil araçlarla iletişim kurabilme anlamına geliyor. Çalışanın dijital olarak yetkin olduğundan bahsedebilmek için analitik düşünebilmesi, düşünceleri hızlı somutlaştırıp hızlı ve etkili iletişim kurabilmesi ve dijital dünyada doğru iz bırakabilmesi gerekiyor.

Patron değil dijital lider 

Dijital dönüşüm ile birlikte ürünler, süreçler, müşteriler, pazarlama kanalları, müşteri deneyimi, çalışanlar, ekipmanlar, iş modelleri, mekânlar, finansman değişiyor. Elbette bu denli büyük değişimden yöneticiler de nasibini alıyor. Yöneticilerin özellikleri dijital dönüşüm sürecinin başarısında etkili oluyor. 

Küreselleşen dünyada yöneticinin ötesinde bir lidere ihtiyaç duyuluyor. Dijital liderliği yakalamak için global perspektif sahibi olmak, dijital yeterliliklere sahip olmak, farklı kuşaklarla uyum içinde çalışabilmek, kendini geliştirmeye açık olmak, katılımcı ve kararlı olmak gerekiyor.

Robotik süreç otomasyonu (RPA)

Dijital dönüşümün en önemli parçalarından biri olan robotik süreç otomasyonu (RPA), BI (Business Intelligence) ve AI (yapay zeka) araçlarının entegre çalışmasıyla analiz yaparak sonuca göre karar alabilen sanal robotlar yapmayı mümkün kılıyor. Siber fiziksel sistemler, nesnelerin interneti, bulut bilişim, büyük veri, otonom robotlardan oluşan RPA, her sektörde, iş sürecinin olduğu her alanda hizmet verebiliyor. Endüstri 4.0 ile gelen RPA teknolojisi, her 10 işin 7sinin yüzde 60 oranında otomatize edilmesi potansiyeli taşıyor.